Hastalık korkusu, kişinin ciddi bir hastalığa sahip olma veya gelecekte hastalanma ihtimaliyle yoğun biçimde meşgul olmasıdır. Bedensel belirtileri ciddi hastalıklarla ilişkilendirme, sık sık beden kontrolü yapma, sağlıkla ilgili sürekli araştırma ve güvence arama davranışları görülebilir. Kaygı günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyorsa profesyonel destek değerlendirilebilir.
Sağlıkla ilgili endişelenmek tek başına olağandışı değildir. Yeni bir belirti ortaya çıktığında doktora başvurmak veya bilinen bir sağlık riski konusunda dikkatli olmak, kişinin sağlığını korumasına yardımcı olabilir.
Sorun, ciddi bir hastalık ihtimalinin gündelik düşüncelerin merkezine yerleşmesi ve uygun tıbbi değerlendirmeye rağmen kaygının tekrar tekrar geri dönmesidir. Günlük dilde hastalık hastası olarak tanımlanan kişilerde görülebilen yoğun sağlık kaygısı, klinik literatürde daha dikkatli kavramlarla ele alınır.
Kikas, Werner-Seidler, Upton ve Newby’nin 2024 tarihli derlemesinde hastalık kaygısı bozukluğu, ciddi bir hastalığa sahip olma veya hastalığa yakalanma düşüncesiyle yoğun meşguliyetin görülebildiği bir klinik tablo olarak ele alınır.
Bedensel belirtiler hiç olmayabilir veya sınırlı olabilir. Asıl sıkıntı çoğu zaman bu belirtilere verilen anlam ve hastalık ihtimaliyle ilgili kaygıdır. Bu nedenle sağlığı önemsemek ile sağlık kaygısının kişinin zamanını, davranışlarını ve günlük yaşamını yönetmeye başlaması birbirinden ayrılmalıdır.
Hastalık Korkusu Nedir?
Hastalık korkusu, kişinin mevcut veya gelecekte ortaya çıkabilecek ciddi bir hastalık ihtimaliyle yoğun biçimde meşgul olması şeklinde yaşanabilir. Normal veya geçici bir bedensel duyum, ciddi bir hastalığın ilk işareti olarak yorumlanabilir.
Örneğin kısa süreli bir baş ağrısı yaşayan kişi yorgunluk, stres veya uykusuzluk gibi farklı olasılıkları değerlendirmek yerine ciddi bir nörolojik hastalıktan endişelenebilir. Uygun tıbbi değerlendirme kısa süreli rahatlama sağlasa bile daha sonra fark edilen başka bir bedensel duyum kaygıyı yeniden başlatabilir.
NHS, sağlık kaygısında kişinin hasta olduğu veya hastalanacağı konusunda uzun süre endişelenebildiğini; bedenini hastalık işaretleri açısından sık kontrol edebildiğini, güvence arayabildiğini ve doktorların veya testlerin bir şeyi gözden kaçırmış olabileceğinden kaygılanabildiğini belirtir.
Her sağlık endişesi psikiyatrik bir bozukluk anlamına gelmez. Kaygının yoğunluğu kadar ne kadar sürdüğü, kişinin davranışlarını nasıl değiştirdiği ve günlük yaşam üzerindeki etkisi de önemlidir.
BİLGİ KUTUSU | Her Fiziksel Belirti Kaygı Değildir Yeni, açıklanamayan veya değişen fiziksel belirtileri yalnızca psikolojik kaygıya bağlamak doğru değildir. Gerektiğinde uygun tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. |
Hastalık Hastası Nedir?
Hastalık hastası nedir denildiğinde günlük dilde genellikle sağlığı konusunda çok fazla endişelenen ve bedensel belirtileri ciddi hastalıklarla ilişkilendiren kişi anlatılır. Ancak “hastalık hastası” güncel bir psikiyatrik tanı değildir.
Geçmişte kullanılan hipokondriyazis kavramının tanısal sınıflandırmadaki yeri zaman içinde değişmiştir. Kikas ve arkadaşlarının güncel derlemesinde DSM-5 sonrasında hastalık kaygısı bozukluğunun ayrı bir tanı olarak ele alındığı ve sağlık kaygısının somatik belirti bozukluğuyla olan sınırları konusunda araştırmaların devam ettiği belirtilir.
Bu nedenle kişinin davranışlarına bakarak onu “hastalık hastası” şeklinde etiketlemek yerine yaşadığı kaygının yapısını değerlendirmek daha uygundur.
| Günlük kullanım | Klinik açıdan daha doğru yaklaşım |
| “Hastalık hastası” | Tek başına bir tanı değildir. |
| “Sürekli kendinde hastalık arıyor.” | Sağlık kaygısının sıklığı ve günlük işlev üzerindeki etkisi değerlendirilir. |
| “Testler temiz ama inanmıyor.” | Güvence arama ve kaygının yeniden ortaya çıkma örüntüsü incelenebilir. |
| “Her belirtiyi büyütüyor.” | Bedensel duyumların nasıl yorumlandığı değerlendirilir. |
| “Kesin psikolojik.” | Yeni veya değişen belirtilerde uygun tıbbi değerlendirme göz ardı edilmez. |
Kullanılan dil de önemlidir. Sağlık kaygısını küçümsemek veya kişinin endişelerini “kuruntu” olarak nitelendirmek yaşadığı sıkıntıyı açıklamaz.
Hastalık Hastası Belirtileri Nelerdir?
Günlük dilde hastalık hastası belirtileri olarak aranan davranışların önemli bir bölümü yoğun sağlık kaygısıyla ilişkili düşünce ve davranış örüntüleridir. Bunların tek tek görülmesi hastalık kaygısı bozukluğu tanısı koymak için yeterli değildir.
NHS’nin sağlık kaygısı rehberinde sık beden kontrolü, yakınlardan sağlık konusunda tekrar tekrar güvence isteme, doktorların veya testlerin bir hastalığı gözden kaçırdığından endişelenme ve sağlıkla ilgili bilgileri yoğun biçimde araştırma gibi davranışlar ele alınır.
Görülebilecek örüntüler arasında şunlar bulunabilir.
- Normal bedensel duyumları ciddi hastalık belirtisi olarak yorumlamak
- Vücudu kitle, ağrı veya başka değişiklikler açısından sık sık kontrol etmek
- Doktorların veya testlerin bir sağlık sorununu gözden kaçırdığını düşünmek
- Yakınlarından tekrar tekrar sağlık konusunda güvence istemek
- İnternette hastalıklar ve belirtiler hakkında uzun süre araştırma yapmak
- Ciddi hastalıklarla ilgili içeriklerden veya sağlık hizmetlerinden kaçınmak
- Sağlıkla ilgili korkular nedeniyle günlük faaliyetleri gereğinden fazla sınırlamak
Burada önemli olan davranışın yalnızca varlığı değildir. Bir insan zaman zaman sağlık konusunda araştırma yapabilir veya bedenindeki bir değişikliği kontrol edebilir. Kaygıyla ilişkili döngülerde ise bu davranışların sıklığı artabilir ve kişi rahatlamak için onları tekrar tekrar yapmak zorunda hissedebilir.
Hastalığa Yakalanma Korkusu Nasıl Kendini Gösterir?
Hastalığa yakalanma korkusu her zaman kişinin şu anda hasta olduğuna inanması şeklinde ortaya çıkmaz. Bazı kişilerde asıl endişe gelecekte kanser, kalp hastalığı veya başka ciddi bir sağlık sorunu geliştirme ihtimali üzerinde yoğunlaşabilir.
Kişi belirli bedensel duyumları yaklaşan bir hastalığın işareti olarak yorumlayabilir veya günlük kararlarını hastalık ihtimalini mümkün olduğunca azaltmaya göre şekillendirebilir.
Gerçek sağlık risklerine karşı alınan makul önlemler ile kaygının oluşturduğu aşırı kısıtlama aynı şey değildir. Bilinen bir risk faktörü nedeniyle doktorun önerdiği kontrolleri yaptırmak işlevsel bir sağlık davranışıdır.
Yoğun sağlık kaygısında ise kişinin günlük faaliyetleri gerçek riskin ötesinde daralabilir. NHS, bazı kişilerin sağlık korkuları nedeniyle fiziksel aktivitelerden veya ciddi hastalıklarla ilişkili gördükleri durumlardan kaçınabildiğini belirtir.
Kaygının gelecekte yaşanabilecek olumsuz senaryolara yönelmesi nedeniyle sağlık kaygısıyla genel Anksiyete arasında bazı ortak özellikler bulunabilir. Bununla birlikte iki kavram birbirinin eş anlamlısı değildir.
Sürekli Hastalık Araştırmak ve Bedeni Kontrol Etmek Neden Olur?
İnternette sağlık araştırması yapmak veya bedendeki değişiklikleri kontrol etmek kısa vadede belirsizliği azaltıyor gibi hissedilebilir. Kişi bir sorun bulamadığında rahatlayacağını düşünerek kontrol davranışını tekrar edebilir.
Ancak bu rahatlama her zaman kalıcı olmaz. Yeni bir hastalık bilgisiyle karşılaşmak, normal bir bedensel farklılığı fark etmek veya geniş bir belirti listesi okumak yeni bir kaygıyı başlatabilir.
Leonidou ve Panayiotou’nun 62 çalışmayı kapsayan sistematik derlemesinde sağlık kaygısının bilişsel-davranışçı modeli değerlendirilmiştir. Sağlık tehdidine yönelik dikkat, yorumlama yanlılıkları, bedensel duyumların algılanması ve kaçınma gibi farklı süreçlerin rolü incelenmiş; modelin bazı bölümleri için destek bulunurken bazı mekanizmalar açısından kanıtların daha sınırlı olduğu belirtilmiştir.
Beden kontrolü de benzer bir döngünün parçası olabilir. Kişi rahatlamak amacıyla bedenini kontrol eder, kısa süreli rahatlar ancak dikkatinin tekrar bedene yönelmesi yeni duyumları fark etmesini kolaylaştırabilir.
BİLGİ KUTUSU | Kısa Süreli Rahatlama Döngüyü Sürdürebilir Kontrol veya güvence arama davranışı kişiyi kısa süreli rahatlatabilir. Sorun, aynı rahatlamayı elde etmek için bu davranışların giderek daha sık tekrarlanmasıdır. |
Hastalık Korkusu Neden Gelişebilir?
Yoğun sağlık kaygısını herkeste açıklayan tek bir neden bulunmaz. Aynı belirtileri yaşayan iki kişide kaygının ortaya çıkışı ve sürmesini etkileyen süreçler farklı olabilir.
Kikas, Werner-Seidler, Upton ve Newby’nin 2024 tarihli derlemesi hastalık kaygısı bozukluğuna ilişkin risk faktörleri, tetikleyici süreçler, klinik özellikler ve tedavi araştırmalarını değerlendirmiştir. Araştırmacılar özellikle güncel tanı ölçütleri kullanılarak yapılan çalışmaların sınırlı olduğunu ve risk faktörleri konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç bulunduğunu vurgular.
Bedensel duyumların tehdit edici biçimde yorumlanması ve sağlıkla ilgili bilgiye yönelen dikkat de kaygının sürdürülmesiyle ilişkilendirilen süreçler arasındadır.
Leonidou ve Panayiotou’nun sistematik derlemesi, bilişsel-davranışçı modelde öne sürülen mekanizmaların bir bölümünün araştırmalar tarafından desteklendiğini ancak bütün süreçler açısından kanıtların aynı güçte olmadığını göstermiştir.
Bu nedenle kişinin sağlık kaygısını yalnızca çocukluk deneyimine, kişiliğine, ailesine veya internette hastalık araştırmasına bağlamak doğru değildir. Sağlık kaygısının ortaya çıkışı ve devamı çoğu zaman birden fazla süreç birlikte değerlendirilerek anlaşılabilir.
Hastalık Korkusu Günlük Yaşamı Nasıl Etkileyebilir?
Sağlık kaygısı yalnızca zihinde tekrarlanan bir düşünceden ibaret değildir. Yoğunlaştığında kişinin zaman kullanımını, ilişkilerini, çalışma düzenini, sosyal faaliyetlerini ve sağlık hizmetleriyle kurduğu ilişkiyi etkileyebilir.
Günlük yaşamda şu değişiklikler görülebilir.
- İnternette hastalık ve belirtileri araştırmaya uzun süre ayırmak
- İş veya okul sırasında sürekli bedensel duyumlara odaklanmak
- Yakınlardan tekrar tekrar sağlık konusunda güvence istemek
- Doktor randevularına veya testlere çok sık başvurmak
- Kötü bir sonuç öğrenme korkusuyla sağlık hizmetlerinden kaçınmak
- Egzersiz veya sosyal faaliyetleri hastalık ihtimali nedeniyle sınırlamak
- Sağlıkla ilgili konuşmaların ilişkilerde sürekli tekrar eden bir gerilim alanına dönüşmesi
Kikas ve arkadaşlarının 2024 tarihli değerlendirmesi, hastalık kaygısı bozukluğunun bireyler ve sağlık sistemi açısından önemli bir yük oluşturabildiğini ve yaşamı belirgin biçimde etkileyebilen bir tablo olduğunu vurgular.
NHS de sağlık endişelerinin kişinin normal yaşamını sürdürmesini engellemeye başlamasını profesyonel yardımın değerlendirilmesi gereken durumlardan biri olarak ele alır.
Bu nedenle kaygının klinik önemini değerlendirirken yalnızca “Ne kadar korkuyorum?” sorusuna değil, korkunun günlük yaşamda neyi değiştirdiğine de bakmak gerekir.
Hastalık Korkusu ile Normal Sağlık Endişesi Arasındaki Fark Nedir?
Sağlığını önemsemek ile sağlık konusunda yoğun kaygı yaşamak arasında herkese uygulanabilecek tek bir çizgi yoktur. İnsanların sağlık riskleri, geçmiş deneyimleri ve mevcut tıbbi durumları birbirinden farklıdır.
Asıl ayrım kaygının sıklığı, gerçek riskle ne kadar orantılı olduğu, güvence sonrasında nasıl değiştiği ve kişinin günlük yaşamını ne ölçüde yönettiğidir.
| Normal sağlık endişesi | Yoğun sağlık kaygısı |
| Belirli bir belirti veya riskle bağlantılı olabilir. | Kaygı farklı belirtilerle tekrar tekrar yenilenebilir. |
| Uygun değerlendirme sonrasında genellikle azalır. | Güvence yalnızca kısa süreli rahatlama sağlayabilir. |
| Sağlıklı önlemleri destekleyebilir. | Günlük yaşamın gereğinden fazla kısıtlanmasına yol açabilir. |
| Bedensel değişiklikler gerektiğinde takip edilir. | Vücut rahatlamak amacıyla tekrar tekrar kontrol edilebilir. |
| Sağlık bilgisi ihtiyaç olduğunda araştırılır. | Araştırmayı bırakmak zorlaşabilir. |
| Günlük yaşamın merkezinde değildir. | İş, ilişki veya sosyal yaşamı etkileyebilir. |
Gerçek bir sağlık sorunu bulunan kişi de yoğun sağlık kaygısı yaşayabilir. Bu nedenle “Test yaptırıyorsa kaygılıdır” veya “Endişesi tamamen gereksizdir” gibi genellemeler doğru değildir.
Yeni veya değişen fiziksel belirtilerin gerektiğinde tıbbi olarak değerlendirilmesi ile kaygıyı sürdüren tekrarlayıcı davranışların ele alınması birbirinin alternatifi değildir.
Hastalık Fobisi ile Sağlık Kaygısı Aynı Şey midir?
Hastalık fobisi ile sağlık kaygısı günlük dilde birbirinin yerine kullanılabilse de bilimsel literatürde kavramların tarihsel ve kavramsal olarak farklı biçimlerde ele alındığı görülür.
Noyes, Carney ve Langbehn’in 2004 tarihli değerlendirmesinde belirli bir hastalığa yakalanmaya yönelik yoğun korku “specific phobia of illness” çerçevesinde incelenmiştir. Araştırmacılar bu kavramın hipokondriyazisten ayrı değerlendirilmesini tartışmış ancak ayrımın geçerliliğini kesinleştirecek araştırmaların o dönemde yetersiz olduğunu belirtmiştir.
Belirli bir hastalığa yönelik korkuda kişinin endişesi daha dar bir hedefe yönelebilir. Daha geniş sağlık kaygısında ise farklı bedensel duyumları yorumlama, beden kontrolü, güvence isteme, sağlık bilgisi araştırma veya sağlık hizmetlerinden kaçınma gibi birden fazla süreç görülebilir.
Bu nedenle günlük dilde aynı anlamda kullanılsalar bile kişinin yaşadığı korkunun neye yöneldiğini ve hangi davranışları oluşturduğunu değerlendirmek daha doğrudur.
BİLGİ KUTUSU | Hastalık Fobisi Geniş Bir Günlük Dil İfadesidir Klinik değerlendirmede yalnızca kullanılan etikete değil, korkunun hangi hastalığa veya sağlık tehdidine yöneldiğine ve kişinin davranışlarını nasıl etkilediğine bakılır. |
Hastalık Korkusu Nasıl Yenilir?
Hastalık korkusu nasıl yenilir denildiğinde hedef sağlık belirtilerini görmezden gelmek veya doktora hiç başvurmamak değildir. Amaç, gerektiğinde uygun tıbbi değerlendirme yapılırken kaygıyı sürdüren düşünce ve davranışlarla daha işlevsel biçimde başa çıkabilmektir.
Kikas ve arkadaşlarının 2024 tarihli derlemesi bilişsel davranışçı terapinin hastalık kaygısı bozukluğu için etkili olduğuna ilişkin destekleyici kanıtlar bulunduğunu belirtir.
Weck, Neng, Richtberg, Jakob ve Stangier’in 84 katılımcıyla gerçekleştirdiği randomize kontrollü çalışmada bilişsel terapi ve maruz bırakma temelli terapi bekleme listesiyle karşılaştırılmıştır. Her iki aktif tedavi de sağlık kaygısında iyileşmeyle ilişkili bulunmuş ve tedavi sonuçları takip döneminde de değerlendirilmiştir.
Tedavi sürecinde bedensel duyumları otomatik olarak felaketleştiren yorumlar, tekrarlayıcı güvence arama davranışları, beden kontrolü ve kaçınma gibi süreçler ele alınabilir.
Bilişsel davranışçı yaklaşımın temel çalışma biçimleri Bilişsel Davranışçı Terapi içeriğinde daha ayrıntılı olarak incelenebilir.
Belirli bir hastalığa odaklanan korkularda ise hastalık fobisi nasıl yenilir sorusuna herkese uygulanabilecek tek bir yanıt vermek doğru değildir. Korkunun özgül yapısı, kaçınma davranışları ve daha geniş sağlık kaygısının bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Kişinin gerçekten yeni veya değişen bir sağlık belirtisi varsa bunun tıbbi olarak değerlendirilmesi ayrı bir konudur. Psikolojik destek almak gerekli tıbbi bakımdan kaçınmak anlamına gelmez.
Bedensel Belirtileri Sürekli Kontrol Etme Döngüsü Nasıl Azaltılabilir?
Sürekli beden kontrolünü azaltmak için önce davranışın hangi anda başladığını fark etmek yararlı olabilir. Döngü bazen bir bedensel duyumun fark edilmesi, bunun ciddi hastalık şeklinde yorumlanması, kaygının yükselmesi ve ardından kontrol veya güvence arayışının başlaması şeklinde ilerleyebilir.
NHS’nin sağlık kaygısı için önerdiği öz yardım yaklaşımında kişinin bedenini ne kadar sık kontrol ettiğini, başkalarından ne sıklıkla güvence istediğini ve sağlık bilgisi araştırmaya ne kadar yöneldiğini kaydetmesi; ardından bu davranışları aşamalı biçimde azaltmaya çalışması önerilir.
Günlük yaşamda şu adımlar değerlendirilebilir.
- Kontrol etme isteğini başlatan duyum veya düşünceyi fark edin.
- Hemen kontrol etmek yerine davranışı kısa bir süre ertelemeyi deneyin.
- Gün içinde kaç kez beden kontrolü yaptığınızı not edin.
- Aynı belirtiyi tekrar tekrar internetten araştırma sıklığını azaltmaya çalışın.
- Yakınlardan sürekli güvence isteme davranışını takip edin.
- Gerekli tıbbi değerlendirme yapıldıysa kaçınılan günlük faaliyetlere kademeli biçimde geri dönün.
- Döngüyü azaltmak güçleşiyorsa profesyonel destek değerlendirin.
Amaç bedeni tamamen görmezden gelmek veya sağlık belirtilerine kayıtsız kalmak değildir. Amaç, kaygıyı azaltmak amacıyla yapılan tekrarlayıcı kontrollerin kişinin günlük yaşamını yönetmeye başlamasını önlemektir.
Bu içerik Psikoloji Türkiye ekibi tarafından bilgilendirme amaçlı yazılmıştır. Tanı ve tedavi için doktorunuza başvurunuz.