Disfori; yoğun hoşnutsuzluk, içsel huzursuzluk, gerginlik ve irritabilite gibi duyguların bir arada görülebildiği olumsuz bir ruh halidir. Tek başına psikiyatrik bir tanı olmayan disfori, farklı psikolojik durumlarla birlikte ortaya çıkabilir. Süresi, şiddeti ve günlük yaşam üzerindeki etkileri değerlendirilerek gerektiğinde profesyonel destek alınabilir.

Disfori Nedir? Disforik Duygudurum Ne Anlama Gelir?

İnsan bazen yalnızca üzgün değil, aynı zamanda huzursuz, gergin ve hiçbir şeyden tam olarak memnun olamıyormuş gibi hissedebilir. Bu deneyim belirli bir olaya bağlı olabileceği gibi nedenini açıklamanın güç olduğu bir iç sıkıntısı şeklinde de yaşanabilir.

Genel hoşnutsuzluk, içsel rahatsızlık ve ajitasyonun öne çıktığı bu ruh hali, disfori nedir denildiğinde anlatılmak istenen deneyimin temelini oluşturur. American Psychological Association, disforiyi genel bir hoşnutsuzluk ve ajitasyon durumu olarak tanımlar.

Disfori tek başına psikiyatrik bir tanı değildir. Starcevic’in 2007 tarihli kavramsal değerlendirmesinde de terimin psikiyatri literatüründe her zaman aynı sınırlarla kullanılmadığı ve özellikle yoğun hoşnutsuzluk ile irritabilitenin kavramın önemli bileşenleri arasında bulunduğu belirtilmiştir.

Bu nedenle kısa süreli bir iç sıkıntısından hareketle depresyon veya başka bir ruhsal bozukluk sonucu çıkarılamaz. Süre, şiddet, eşlik eden belirtiler ve günlük yaşam üzerindeki etki birlikte değerlendirilmelidir.

Disfori Nedir, Ne Demek?

Disfori yalnızca üzüntüyü ifade etmez. Yoğun hoşnutsuzluk, içsel rahatsızlık, gerginlik ve zaman zaman irritabilitenin bir arada bulunabildiği daha geniş bir olumsuz ruh halini tanımlayabilir.

Bu nedenle disfori ne demek denildiğinde yalnızca “üzgün hissetmek” şeklinde bir karşılık vermek eksik kalır. Kişi belirgin biçimde mutsuz olmayabilir ancak sürekli huzursuz, rahatsız veya tahammülsüz hissedebilir.

APA’nın disfori tanımında genel hoşnutsuzluk ve ajitasyon özellikle öne çıkar. Starcevic’in “Dysphoric about dysphoria” başlıklı çalışması ise terimin psikiyatride farklı biçimlerde kullanılabildiğine ve tek, değişmez bir klinik tanımının bulunmadığına dikkat çeker.

Kişinin böyle hissetmesi tek başına bir hastalık anlamına gelmez. Birkaç saat süren huzursuzluk ile haftalardır devam eden ve günlük yaşamı etkileyen bir ruh hali aynı şekilde değerlendirilmez.

Klinik açıdan önemli olan yaşanan durumun kişinin olağan ruh halinden ne kadar farklı olduğu, ne kadar sürdüğü ve beraberinde başka belirtilerin bulunup bulunmadığıdır.

BİLGİ KUTUSU | Tek Başına Tanı Değildir

Disfori bir duygu durumu veya deneyim olarak farklı koşullarda ortaya çıkabilir. Kişinin kendisini huzursuz veya hoşnutsuz hissetmesi tek başına psikiyatrik tanı koymak için yeterli değildir.

Disforik Duygudurum Nedir?

Kişinin yaşadığı olumsuz ruh halinin yalnızca üzüntüden oluşmaması, disforik duygudurum nedir denildiğinde yapılması gereken temel ayrımdır.

Kişi kendisini rahatlayamayan, sürekli gerilim taşıyan veya çevresindeki olaylara normalden daha tahammülsüz biri gibi hissedebilir. Bazı kişiler ise belirgin bir neden gösteremeden sürekli bir iç rahatsızlığı yaşadığını ifade edebilir.

Starcevic’in kavramsal değerlendirmesinde disfori, yoğun mutsuzluk veya hoşnutsuzluk ile irritabilite gibi deneyimlerin bir arada bulunabildiği karmaşık bir duygusal durum olarak ele alınır. Bununla birlikte kavramın psikiyatri literatüründe her araştırmacı tarafından aynı biçimde kullanılmadığı da vurgulanır.

Bu nedenle disforik ruh halini yalnızca kişinin dışarıdan üzgün görünüp görünmemesine bakarak anlamak mümkün değildir. İçsel gerginlik ve huzursuzluk bazı kişilerde daha baskın olabilir.

Yaşanan durumun anlamı hangi şartlarda başladığı, ne kadar sürdüğü ve kişinin günlük yaşamında ne değiştirdiğiyle birlikte değerlendirilmelidir.

Disfori Kendini Hangi Duygular ve Davranışlarla Gösterebilir?

Bu duygu durumunun herkeste aynı şekilde görülmesi beklenmez. Bir kişide huzursuzluk belirgin olabilirken başka bir kişide tahammülsüzlük veya sosyal geri çekilme daha fazla dikkat çekebilir.

Görülebilecek duygusal ve davranışsal değişikliklerden bazıları aşağıda yer alır.

  • Belirgin içsel huzursuzluk ve gerilim
  • Kolay irrite olma veya tahammülsüzlük
  • Sürekli hoşnutsuzluk hissi
  • Rahatlamakta zorlanma
  • İnsanlardan uzaklaşma isteği
  • Dikkati toplamakta güçlük
  • Günlük faaliyetlere yönelik isteğin azalması

Bunların hiçbiri yalnızca disforiye veya belirli bir ruhsal bozukluğa özgü değildir. National Institute of Mental Health, örneğin depresyonda irritabilite, huzursuzluk, ilgi kaybı ve konsantrasyon güçlüğü gibi belirtilerin görülebileceğini belirtir.

Davranış biçimi de kişiye göre değişebilir. Bir kişi daha sessiz ve içe dönük hale gelirken başka biri normalden daha sabırsız veya tartışmaya açık davranabilir.

Bu nedenle tek bir belirti üzerinden yorum yapmak yerine kişinin olağan davranış ve duygu durumundaki değişimin bütününe bakmak daha anlamlıdır.

Disfori Neden Ortaya Çıkabilir?

Bu ruh halinin ortaya çıkmasını açıklayan tek bir neden yoktur. Kısa süreli duygusal zorlanmalar yoğun stres veya yaşam olayları sırasında görülebilirken daha kalıcı belirtiler farklı psikolojik ya da psikiyatrik tablolarla birlikte ortaya çıkabilir.

Depresif dönemlerde irritabilite, huzursuzluk, umutsuzluk, düşük enerji ve ilgi kaybı görülebilir. NIMH’nin depresyonla ilgili rehberinde de ruh hali değişikliklerinin yalnızca üzüntüyle sınırlı olmadığı görülür. Depresyon konusunda belirtilerin daha geniş çerçevesi ayrıca incelenebilir.

Bipolar bozuklukta ise depresif dönemlerin yanı sıra belirgin irritabilitenin eşlik edebildiği mani veya hipomani dönemleri ortaya çıkabilir. NIMH, bipolar bozukluktaki ruh hali dönemlerinin enerji, aktivite ve davranış düzeyindeki değişikliklerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtir.

Premenstrüel disforik bozukluk ise ayrı bir klinik tablodur. Burada duygusal ve fiziksel belirtiler adet döngüsünün belirli dönemleriyle ilişkilidir.

Bu nedenle yalnızca kişinin kendisini kötü hissetmesinden hareketle neden belirlemek mümkün değildir. Belirtilerin ne zaman başladığı, tekrar edip etmediği ve uyku, enerji veya davranış değişikliklerinin eşlik edip etmediği değerlendirilmelidir.

Disfori Günlük Yaşamı Nasıl Etkileyebilir?

Kısa süreli ve hafif bir olumsuz ruh hali günlük işlevleri fazla değiştirmeyebilir. Yoğunlaştığında veya uzun sürdüğünde ise iş, okul, ilişkiler ve günlük sorumluluklar üzerinde belirgin bir yük oluşturabilir.

İçsel gerilim arttığında küçük aksaklıklara karşı tahammül azalabilir. Normal koşullarda sakin biçimde çözülebilecek konuşmalar daha kolay gerilime veya çatışmaya dönüşebilir.

İş veya okul yaşamında konsantrasyon güçlüğü, karar vermekte zorlanma ya da görevlere başlama isteğinin azalması görülebilir. Sosyal yaşamda ise kişi konuşmak veya insanlarla zaman geçirmek istemediği için çevresinden uzaklaşabilir.

NIMH’nin ruh sağlığı belirtilerine ilişkin rehberlerinde, belirtilerin günlük görevleri yerine getirme kapasitesini etkileyip etkilemediği profesyonel destek ihtiyacını değerlendirirken önemli ölçütlerden biri olarak ele alınır.

Bu nedenle etkinin derecesini anlamak için yalnızca kişinin ruh haline bakılmaz. Uyku düzeni, sosyal ilişkiler, çalışma performansı ve öz bakım alışkanlıklarında değişiklik olup olmadığı da önemlidir.

Disfori ile Üzüntü Arasındaki Fark Nedir?

Üzüntü, kayıp, hayal kırıklığı veya istenmeyen bir olay sonrasında yaşanabilen temel insan duygularından biridir. Disforik bir ruh hali ise bundan daha geniş bir rahatsızlık deneyimini kapsayabilir.

Kişi üzgün hissetmenin yanında belirgin biçimde huzursuz, gergin veya tahammülsüz olabilir. APA’nın disfori tanımında hoşnutsuzluk ve ajitasyonun özellikle öne çıkması da bu ayrımı açıklamaya yardımcı olur.

ÜzüntüDisforik ruh hali
Belirli bir kayıp veya hayal kırıklığıyla ilişkili olabilir.Nedeni her zaman kolayca tanımlanamayabilir.
Üzüntü duygusu ön plandadır.Huzursuzluk, gerilim ve hoşnutsuzluk eşlik edebilir.
Normal bir duygusal tepki olabilir.Tek başına psikiyatrik tanı değildir.
Zaman içinde doğal biçimde hafifleyebilir.Süresi ve günlük yaşama etkisi ayrıca değerlendirilir.

İki durum birbirini dışlamaz. Bir kişi aynı anda hem üzgün hem de belirgin biçimde huzursuz hissedebilir. Temel fark disforik deneyimin yalnızca üzüntüyle sınırlı olmamasıdır.

Disfori ile Depresif Duygudurum Aynı Şey midir?

Hayır. İki kavram arasında kesişen özellikler bulunabilir ancak disforik ruh hali ile depresif duygudurum birbirinin eş anlamlısı değildir.

Depresif duygudurum daha çok belirgin üzüntü, boşluk veya çökkünlük üzerinden değerlendirilir. Majör depresyon ise yalnızca bir ruh halinden değil, farklı belirtilerin belirli bir süre boyunca birlikte görülmesinden oluşan klinik bir tablodur.

NIMH’nin depresyon rehberine göre ilgi veya haz kaybı, düşük enerji, uyku ve iştah değişiklikleri, konsantrasyon güçlüğü, değersizlik düşünceleri ve ölüm düşünceleri gibi farklı belirtiler depresyon tablosunda bulunabilir.

Disforik bir ruh halinde ise irritabilite, içsel gerilim ve yoğun hoşnutsuzluk daha belirgin olabilir. Böyle bir ruh hali depresif bir döneme eşlik edebilir ancak yalnızca depresyonda görülmez.

Bu ayrım kişinin kendi yaşadığı belirtilerden hareketle doğrudan depresyon tanısı çıkarmaması açısından önemlidir.

BİLGİ KUTUSU | Kötü Hissetmek Depresyon Tanısı Değildir

Depresyon değerlendirmesi tek bir duygu üzerinden yapılmaz. Belirtilerin süresi, şiddeti, bir arada görülme biçimi ve günlük yaşamdaki etkileri birlikte değerlendirilir.

Disforik Duygudurum Hangi Psikolojik Durumlarla Birlikte Görülebilir?

Disforik ruh hali farklı klinik tabloların içerisinde görülebilir. Ancak bu ruh halinin varlığı tek başına hangi psikolojik veya psikiyatrik durumun bulunduğunu göstermez. Depresif bozukluklarda çökkünlükle birlikte irritabilite, huzursuzluk, enerji kaybı ve ilginin azalması görülebilir.

Bipolar bozuklukta ise ruh hali değişiklikleri yalnızca üzüntüden oluşmaz. NIMH’nin bipolar bozukluk rehberinde belirgin irritabilite, artmış aktivite ve enerji değişikliklerinin mani veya hipomani dönemlerinde görülebileceği belirtilir.

Premenstrüel disforik bozuklukta duygusal belirtilerin adet döngüsüyle belirgin bir zaman ilişkisi bulunur. NHS, PMDD’de irritabilite, öfke, depresif hissetme, kaygı ve kişinin kendisini kontrol etmekte zorlandığını hissetmesi gibi belirtilerin görülebileceğini belirtir.

Kaygı ve huzursuzluk da farklı psikolojik durumlarda ortaya çıkabilir. Bu belirtilerin daha geniş çerçevesi Anksiyete içeriğinde ayrıca ele alınmaktadır.

Aynı belirtilerin farklı durumlarda görülebilmesi nedeniyle kendi kendine tanı koymak güvenilir değildir. Klinik değerlendirmede belirtilerin zamanı, süresi ve birbirleriyle nasıl ilişkilendiği incelenir.

Disfori Yaşandığında Neler Yapılabilir?

Hafif ve kısa süreli bir olumsuz ruh halinde ilk amaç duyguyu zorla ortadan kaldırmak değil, kişinin genel yükünü azaltmak olabilir. Uyku, stres düzeyi ve günlük düzen bu süreçte gözden geçirilebilir.

NIMH’nin ruh sağlığını desteklemeye ilişkin rehberi, düzenli hareketi, yeterli uykuyu, rahatlatıcı etkinlikleri ve destek sağlayabilecek kişilerle iletişim kurmayı genel ruh sağlığını destekleyebilecek uygulamalar arasında gösterir.

Günlük yaşamda şu adımlar değerlendirilebilir.

  1. Duygu durumundaki değişikliğin ne zaman başladığını gözlemleyin.
  2. Hangi olay veya dönemlerde arttığını not edin.
  3. Uyku ve günlük rutinlerdeki değişiklikleri takip edin.
  4. Yoğun bir yük bulunuyorsa yapılacak işleri önceliklendirin.
  5. Güvendiğiniz biriyle yaşadığınız durumu paylaşın.
  6. Belirtiler uzuyor veya ağırlaşıyorsa profesyonel destek değerlendirin.

NIMH’nin profesyonel yardım ihtiyacına ilişkin rehberinde ağır veya rahatsız edici belirtilerin iki hafta veya daha uzun sürmesi ve günlük görevlerin yerine getirilmesini zorlaştırması profesyonel yardım açısından önemli işaretler arasında ele alınır.

Bu iki haftalık süre yardım almak için mutlaka beklenmesi gereken bir sınır değildir. Belirtiler şiddetliyse, hızla kötüleşiyorsa veya kendine zarar verme düşünceleri ortaya çıkıyorsa daha erken profesyonel değerlendirme gerekir.



 

Bu içerik Psikoloji Türkiye ekibi tarafından bilgilendirme amaçlı yazılmıştır. Tanı ve tedavi için doktorunuza başvurunuz.