Çocuklarda duygusal ve davranışsal zorlanmalar çoğu zaman doğrudan anlatılmaz, uyku düzeninde, okul başarısında ya da oyun kurma biçiminde kendini gösterir. Psikoloji Türkiye olarak bu alanda eğitim almış uzmanlarımızla değerlendirme ve destek süreçlerini online yürütüyor, ebeveynlerin kendi psikoloğunu seçip görüşme planını kurmasına imkân tanıyoruz.
Çocuk Psikolojisi Ve Ruh Sağlığı Nedir?
Bu alan, doğumdan ergenliğe uzanan dönemde duygu, düşünce ve davranışın nasıl geliştiğini inceleyen ve bu gelişimin sağlıklı ilerlemesini destekleyen bir uzmanlık dalıdır. Yetişkin çalışmalarından ayrılan yanı, her belirtinin yaşa göre değerlendirilmesidir. Dört yaşındaki bir çocukta olağan sayılan bir tepki, dokuz yaşındaki bir çocukta destek gerektiren bir işaret olabilir.
Değerlendirmenin çerçevesi gelişimsel dönüm noktaları (belirli yaş aralıklarında beklenen dil, motor, sosyal ve duygusal beceriler) üzerinden kurulur. Uzman çocuğun bu basamaklardaki konumunu izlerken aile içi dinamikleri, okul ortamını ve akran ilişkilerini de hesaba katar. Çocuk psikolojisi bu nedenle tek bir davranışa değil, davranışın ortaya çıktığı bütün bağlama bakar.
Alanın temel amacı sorunları etiketlemek değil, çocuğun kendi kapasitesiyle baş edebileceği bir zemin oluşturmaktır. Erken dönemde fark edilen zorlanmalar genellikle daha kısa sürede çözülür, çünkü davranış kalıpları henüz yerleşmemiştir. Bu yüzden başvurunun bir kriz anını beklemesi gerekmez.
Çocuk Psikoloğu Ne Yapar?
Uzmanın çalışması gözlem, değerlendirme ve yönlendirme olmak üzere üç eksende ilerler. İlk aşamada çocuğun yaşadığı zorlanmanın niteliği belirlenir, ardından bu zorlanmanın hangi alanlarda etki yarattığı incelenir. Aşağıdaki başlıklar bu çalışmanın kapsadığı temel alanları toplar.
Duygusal Güçlüklerin Değerlendirilmesi
Çocuklarda kaygı, üzüntü ya da içe kapanma çoğunlukla sözle değil bedensel belirtilerle dışa vurulur. Karın ağrısı, okula gitmek istememe ya da ani ağlama nöbetleri bu tabloların sık görülen görünümleridir. Uzman burada içselleştirilmiş belirtileri (kişinin kendi iç dünyasında yaşadığı, dışarıdan kolay fark edilmeyen zorlanmalar) ayırt etmeye çalışır.
Değerlendirme sırasında çocuğun yaşına uygun araçlar kullanılır. Küçük yaş grubunda resim ve oyun, okul çağında ise yapılandırılmış görüşme ve standart ölçekler öne geçer. Anksiyete tablolarında belirtinin hangi durumlarda yoğunlaştığı ayrıntılı olarak haritalanır, çünkü tetikleyicinin bilinmesi planın yönünü belirler.
Davranış Sorunlarının İncelenmesi
Öfke patlamaları, kurallara direnç ya da kardeşe yönelik saldırganlık ebeveynleri en çok zorlayan başlıklardır. Bu tür tablolar dışsallaştırılmış belirti (kişinin iç sıkıntısını çevreye yönelik davranışlarla gösterdiği tepki biçimi) grubuna girer ve çoğunlukla altta yatan bir ihtiyaca işaret eder. Uzman davranışın sıklığını, süresini ve hangi ortamlarda ortaya çıktığını ayrı ayrı kaydeder.
İnceleme yalnızca çocuğun tepkisiyle sınırlı kalmaz, evdeki sınır ve tutarlılık düzeni de gözden geçirilir. Öfke kontrol bozukluğu düşündüren tablolarda davranışın öncesindeki ve sonrasındaki olaylar zincir halinde ele alınır. Böylelikle hangi noktada müdahale edileceği somut biçimde belirlenir.
Gelişim Sürecinin Takibi
Dil, dikkat, motor beceri ve sosyal uyum alanlarındaki ilerleme düzenli aralıklarla izlenir. Takip, tek seferlik bir ölçüm değil zaman içinde tekrarlanan bir karşılaştırmadır. Bir alanda gecikme saptandığında bunun geçici bir yavaşlama mı yoksa süreklilik gösteren bir tablo mu olduğu ancak bu izlemle anlaşılır.
Uyku düzeni bu takibin sıkça göz ardı edilen bir parçasıdır. Uyku bozukluğu yaşayan çocuklarda dikkat dağınıklığı ve tahammülsüzlük belirgin biçimde artar, dolayısıyla gece rutini değerlendirmenin ayrılmaz bir başlığı olarak ele alınır. Beslenme ve ekran süresi de aynı çerçevede incelenir.
Ebeveyn Danışmanlığı
Çocukla yapılan görüşmeler kadar, ebeveynle yürütülen paralel çalışma da sürecin sonucunu belirler. Uzman burada anne babaya davranışın anlamını aktarır ve evde uygulanabilir somut stratejiler önerir. Bu görüşmeler ebeveynin eleştirildiği bir alan değil, birlikte plan kurulan bir zemindir.
Danışmanlığın bir diğer işlevi, ebeveynin kendi tepkilerini fark etmesini desteklemektir. Yorgunluk ya da kaygı anında verilen tepkiler çoğu zaman çocuğun davranışını istemeden pekiştirir. Bu döngü görünür kılındığında evdeki gerilim genellikle hızla azalır.
Gerektiğinde Diğer Uzmanlarla İş Birliği
Bazı tablolar tek bir uzmanlık alanının sınırlarını aşar ve çok yönlü bir değerlendirme gerektirir. Dil gelişiminde belirgin gecikme, öğrenme güçlüğü şüphesi ya da ilaç düzenlemesi gereken durumlar bu kapsama girer. Uzman böyle durumlarda dil ve konuşma terapisti, özel eğitimci ya da çocuk psikiyatristiyle iletişim kurulmasını önerir.
İş birliği kararı ailenin bilgisi ve onayı olmadan yürütülmez. Yönlendirme yapıldığında süreç kesilmez, aksine iki çalışma eş zamanlı ilerler. Okulla kurulan iletişim de aynı ilkeye tabidir ve yalnızca ailenin izniyle gerçekleşir.
Hangi Durumlarda Çocuk Psikoloğuna Başvurulabilir?
Ebeveynlerin çoğu belirtinin ne kadar sürerse "normal dışı" sayılacağı konusunda tereddüt yaşar. Genel ölçüt, davranışın süresi ve günlük yaşama verdiği zarardır. Bir tepki iki haftadan uzun sürüyor, okul, ev ve arkadaş ilişkilerinden en az ikisini etkiliyorsa değerlendirme önerilir. Çocuk psikoloğu ne yapar sorusunun yanıtı da tam olarak bu ayrımı yapmaktır.
- Okula gitmeyi reddetme ya da ayrılık anında yoğun tepki verme,
- Sınav kaygısı nedeniyle bildiği konularda bile performansın düşmesi,
- Akranlarla iletişim kurmakta zorlanma ve sosyal anksiyete belirtileri,
- Uyku ve iştah düzeninde belirgin değişiklik,
- Sık tekrarlayan öfke patlamaları ve kurallara direnç,
- Karanlık, hayvan ya da doktor gibi belirli uyaranlara yönelik özgül fobi tepkileri,
- Alt ıslatma, tırnak yeme ya da tik gibi geri dönen belirtiler,
- Boşanma, taşınma, kayıp veya kaza gibi bir olayın ardından ortaya çıkan değişimler.
Bu başlıkların ortak yanı, çocuğun kendi kaynaklarıyla baş edemediği bir yükü taşımasıdır. Belirtilerden yalnızca birinin görülmesi tek başına bir tanı anlamına gelmez, ancak birkaçının bir arada sürmesi değerlendirmeyi anlamlı kılar. Değişimin bir yaşam olayının ardından başladığı durumlarda erken başvurmak, çocukluk çağı travmalarının uzun vadeli etkisini belirgin biçimde azaltır.
Çocuk Psikolojisi Değerlendirme Süreci Nasıl İlerler?
Süreç doğrudan çocukla değil, ebeveynle yapılan bir görüşmeyle başlar. Bu tercih bilinçlidir, çünkü uzmanın çocuğu tanımadan önce gelişim öyküsünü ve ailenin gözlemini bilmesi gerekir. Çocuk psikoloğu ne yapar konusundaki merak da genellikle bu ilk görüşmenin ardından yerini net bir çerçeveye bırakır.
Uzman seçimi ve randevu — Psikologlarımızın çalışma alanlarını ve müsait saatlerini inceleyip size uygun olanı belirler, görüşmenizi planlarsınız.
Ebeveyn görüşmesi — Gebelik ve doğum öyküsü, gelişim basamakları, aile yapısı ve başvuru nedeni ayrıntılı biçimde alınır.
Çocukla tanışma — Yaşa uygun oyun, resim ya da sohbet ortamında güven ilişkisi kurulur, çocuk üzerinde herhangi bir baskı oluşturulmaz.
Gözlem ve ölçüm — Gerekli görüldüğünde standart ölçekler, davranış çizelgeleri ve okul geri bildirimi devreye alınır.
Geri bildirim görüşmesi — Elde edilen bulgular aileye sade bir dille aktarılır ve hedefler birlikte belirlenir.
Plan ve izleme — Destek çalışmasının sıklığı kararlaştırılır, belirli aralıklarla ilerleme yeniden değerlendirilir.
Bu basamaklar her çocukta aynı sürede tamamlanmaz, çünkü güven ilişkisinin kurulma hızı kişiden kişiye değişir. Bazı çocuklar ilk oturumda rahatça oyuna geçerken bazıları birkaç görüşme boyunca gözlemci kalmayı tercih eder. Çocuk psikolojisi çalışmasında bu farklılık bir engel değil, çocuğu tanımanın bir parçası olarak değerlendirilir.
Çocuk Psikolojisi Ve Ruh Sağlığı Hizmetinde Hangi Yaklaşımlar Kullanılır?
Yöntem seçimi çocuğun yaşına, belirtinin niteliğine ve ailenin katılım düzeyine göre yapılır. Tek bir yaklaşımın her tabloya uygulanması beklenen sonucu vermez, bu nedenle uzmanlarımız çoğu zaman birkaç yöntemi birlikte kullanır. Aşağıdaki başlıklar en sık başvurulan çalışma biçimlerini açıklar.
Gelişimsel Değerlendirme
Bu çalışma, çocuğun bulunduğu yaş aralığında beklenen becerilerle mevcut performansını karşılaştırır. Dil, motor, bilişsel ve sosyal alanlar ayrı ayrı ele alınır, böylelikle güçlü yönler de gecikmeler kadar görünür hale gelir. Sonuçlar tek bir puana indirgenmez, profil biçiminde yorumlanır.
Değerlendirmenin çıktısı ailenin elinde somut bir yol haritasına dönüşür. Hangi alanın desteklenmesi gerektiği, hangi becerinin kendiliğinden olgunlaşacağı ve hangi durumda ek uzman görüşü alınacağı burada netleşir. Okul çağındaki çocuklarda öğretmenle paylaşılabilecek öneriler de bu çerçevede hazırlanır.
Oyun Temelli Psikolojik Çalışmalar
Küçük yaş grubundaki çocuklar duygularını cümlelerle değil oyunla anlatır. Oyun bu nedenle bir eğlence aracı değil, çocuğun iç dünyasına açılan doğal bir ifade kanalıdır. Uzman oyunun içeriğini, tekrarlanan sahneleri ve seçilen karakterleri dikkatle izler.
Çalışma sırasında çocuk yönlendirilmez, kendi kurduğu sahne üzerinden ilerlemesine alan açılır. Kaygı ya da öfke bu sahnelerde güvenli bir mesafeden ele alınabilir. Bağlanma stilleri hakkında da en anlamlı ipuçları çoğunlukla oyun sırasındaki yakınlık ve ayrılık anlarında ortaya çıkar.
Bilişsel Davranışçı Yaklaşımlar
Okul çağı ve ergenlik döneminde düşünce ile davranış arasındaki bağı fark etmek mümkün hale gelir. Bilişsel davranışçı terapi bu dönemde kaygı, fobi ve olumsuz düşünce kalıplarına yönelik yapılandırılmış bir çerçeve sunar. Çocuk kendi düşüncelerini sınayabileceği somut alıştırmalarla tanışır.
Uygulama yaşa uygun biçimde sadeleştirilir. Duygu ölçekleri, düşünce kartları ve kademeli maruz bırakma gibi teknikler oyunlaştırılmış bir dille aktarılır. Ev ödevleri kısa tutulur, çünkü sürekliliğin sağlanması ödevin uzunluğundan daha belirleyicidir.
Ebeveyn Danışmanlığı
Yöntem olarak ele alındığında bu çalışma, değişimin çocuk üzerinden değil ebeveyn davranışı üzerinden başlatılmasına dayanır. Uzman anne babaya sınır koyma, ödül ve sonuç düzeni ile duygu adlandırma gibi teknikleri adım adım öğretir. Uygulama evde denenir ve bir sonraki görüşmede sonuçları birlikte gözden geçirilir.
Küçük yaş grubunda bu yöntem çoğu zaman tek başına yeterli olur. Üç dört yaşındaki bir çocuğun davranışı, ebeveynin tutumundaki tutarlı bir değişiklikle kısa sürede farklılaşabilir. Bu nedenle bazı başvurularda çocuğun görüşmelere düzenli katılması gerekmez.
Psikoeğitim
Bu başlık, ailenin ve çocuğun yaşanan duruma dair doğru bilgiye ulaşmasını hedefler. Kaygının bedende neden belirti yarattığı, öfkenin hangi anda kontrolden çıktığı ya da uyku düzeninin davranışa etkisi sade bir dille açıklanır. Bilginin kendisi çoğu zaman kaygıyı azaltan ilk müdahaledir.
Aktarım tek yönlü bir anlatım değildir, ailenin sorularıyla şekillenen bir paylaşımdır. Ebeveynler kendi çocukluk deneyimlerinden gelen inançları bu aşamada sorgulama fırsatı bulur. Çocuk psikolojisi alanındaki güncel bilgi, kuşaktan kuşağa aktarılan alışkanlıklarla karşılaştırıldığında farkın nerede olduğu belirginleşir.
Ebeveynlerin Sürece Katılımı Neden Önemlidir?
Çocuk haftada bir saatini uzmanla, kalan zamanının tamamını ailesiyle geçirir. Değişimin kalıcı olması bu nedenle evdeki düzenin desteğine bağlıdır. Seansta öğrenilen bir beceri günlük rutine taşınmadığında çoğunlukla kısa sürede sönümlenir.
Katılımın bir diğer boyutu, ebeveynin kendi duygusal yükünü fark etmesidir. Sürekli tetikte olma, suçluluk ya da tükenmişlik hissi çocuğa istemeden yansır. Çocuk psikolojisi ve ruh sağlığı çalışmalarında bu nedenle anne babanın kendi ihtiyacı da göz ardı edilmeyen bir başlık olarak ele alınır.
Bunun yanında ebeveyn, uzmanın göremeyeceği bilgilerin tek kaynağıdır. Sabah rutini, kardeş ilişkisi ya da hafta sonu davranışları yalnızca ev gözlemiyle aktarılabilir. Çocuk psikoloğu ne yapar sorusunun yanıtındaki isabet düzeyi de doğrudan bu bilgi akışının düzenliliğine bağlıdır.
Online Çocuk Psikoloğu Görüşmesi Yapılabilir Mi?
Ebeveyn görüşmeleri, geri bildirim oturumları ve danışmanlık çalışmaları ekran üzerinden sorunsuz yürütülür. Okul çağındaki ve ergen danışanlarla yapılan görüşmeler de aynı şekilde planlanabilir, çünkü bu yaş grubu dijital ortama hızla uyum sağlar. Bir çocuk psikoloğu online oturumlarda aynı değerlendirme araçlarını ve aynı takip düzenini kullanır.
Küçük yaş grubunda uygulama biraz farklılaşır. Üç beş yaş aralığındaki çocuklarda görüşmeler genellikle ebeveyn odaklı yürütülür, çocuğun ekran karşısında uzun süre kalması beklenmez. Bu yaşta uzman, ailenin ilettiği video kayıtları ve gözlem notları üzerinden değerlendirme yapabilir.
Teknik tarafta gereken tek şey sabit bir bağlantı ve çocuğun rahat edeceği sessiz bir odadır. Görüşmeler kaydedilmez ve güvenli bir altyapı üzerinden gerçekleşir. Farklı şehirlerde ya da yurt dışında yaşayan ailelerimiz için bu yöntem, uzmana erişimin önündeki mesafe engelini tümüyle kaldırır.
Çocuk Psikolojisi Hizmeti Kimler İçin Uygundur?
Başvuru için tanı almış olmak ya da belirgin bir kriz yaşamak gerekmez. Ailelerin önemli bir bölümü, yalnızca gelişimi izlemek veya bir geçiş dönemini sağlıklı yönetmek amacıyla destek alır. Çocuk psikolojisi ve ruh sağlığı hizmeti bu yönüyle hem önleyici hem de iyileştirici bir kapsam taşır.
- Duygusal ya da davranışsal bir değişim gözlemleyen aileler,
- Okula başlama, kardeş doğumu ya da taşınma gibi geçiş dönemindeki çocuklar,
- Boşanma sürecinde çocuğun etkilenmesini azaltmak isteyen ebeveynler,
- Gelişim basamaklarını düzenli olarak izlemek isteyen aileler,
- Ergenlik döneminde iletişim kopukluğu yaşayan anne babalar,
- Kayıp, hastalık ya da kaza sonrası uyum güçlüğü çeken çocuklar,
- Okul tarafından değerlendirme önerilen öğrenciler.
Listedeki başlıkların ortak paydası, çocuğun tek başına taşıyamayacağı bir değişimle karşı karşıya olmasıdır. Erken dönemde alınan destek çoğunlukla daha az sayıda görüşmeyle sonuç verir. Ailenin tereddüt ettiği durumlarda tek bir değerlendirme oturumu bile yön belirlemek için yeterli olabilir.
Çocuk Psikoloğu Seansları Kaç Görüşme Sürer?
Süre, başvuru nedenine ve ailenin uygulamalara katılımına göre değişir. Görüşmeler genellikle haftada bir yapılır ve çocuklarla yürütülen oturumlar 40-50 dakika sürer. Değerlendirme aşaması çoğu tabloda üç ile beş görüşme arasında tamamlanır.
| Başvuru nedeni | Ortalama görüşme aralığı |
|---|---|
| Uyum ve geçiş dönemi zorlukları | 5-8 görüşme |
| Kaygı ve okul reddi | 10-16 görüşme |
| Öfke ve davranış sorunları | 8-14 görüşme |
| Sınav dönemi kaygısı | 6-10 görüşme |
| Yaşam olayı sonrası uyum güçlüğü | 12-20 görüşme |
| Yalnızca gelişimsel değerlendirme | 2-4 görüşme |
Tablodaki aralıklar bir taahhüt değil, klinik deneyime dayanan öngörülerdir. Bazı çocuklar birkaç oturumda belirgin bir rahatlama gösterir, bazılarında ise güven ilişkisinin kurulması daha uzun zaman alır. Bir çocuk psikoloğu süreç boyunca ilerlemeyi düzenli aralıklarla ölçer ve hedefe ulaşıldığında görüşme sıklığını kademeli olarak azaltır.
Çocuk Psikoloğu Seçiminde Önemli Etkenler
Uygun çocuk psikoloğunu bulmak, sürecin sonucunu doğrudan etkileyen bir karardır. Ailelerin çoğu yalnızca uygunluk saatine bakarak seçim yapar, oysa uzmanlık alanı ve yaş grubu deneyimi çok daha belirleyicidir. Aşağıdaki ölçütler çocuk psikolojisi ve ruh sağlığı alanında doğru eşleşmeyi kolaylaştırır.
- Uzmanın çalıştığı yaş aralığı ve bu grupla edindiği deneyim,
- Başvuru nedeninize karşılık gelen özel çalışma alanı,
- Aldığı süpervizyon (deneyimli bir uzman eşliğinde yürütülen klinik denetim) ve sürdürdüğü eğitimler,
- Ebeveyn görüşmelerine ayırdığı düzenli zaman,
- Görüşme sıklığı ve saatlerinin aile düzenine uyumu,
- İlerlemeyi nasıl ölçtüğü ve geri bildirimi ne sıklıkla paylaştığı.
Bu ölçütlerin tümü aynı anda karşılanmayabilir, bu durumda önceliği başvuru nedeninize en yakın uzmanlık alanına vermek daha isabetli olur. Platformumuzda her uzmanın çalışma alanı, yaklaşımı ve müsait saatleri profilinde açıkça yer alır. Çocuğunuzun uzmanla kurduğu ilişkinin rahatlığı da ilk birkaç görüşmenin ardından değerlendirilmesi gereken bir ölçüttür.
Çocuk Psikolojisi Ve Ruh Sağlığı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Ailelerden gelen sorular genellikle sürecin işleyişi ve uzmanların yetki sınırları etrafında toplanır. Aşağıdaki başlıklar randevu öncesinde en çok merak edilen konulara yanıt verir. Sorularınız burada karşılık bulmazsa görüşme öncesinde destek ekibimize iletebilirsiniz.
Çocuk Psikoloğu İlaç Yazar Mı?
Psikologlar tıp doktoru olmadığı için ilaç reçete etme yetkisine sahip değildir. Çalışma tümüyle görüşme, gözlem, değerlendirme ve psikolojik destek teknikleri üzerinden yürütülür. Bu sınır mesleki mevzuatla belirlenmiştir ve istisnası bulunmaz.
İlaç tedavisi gerektirebilecek bir tablo düşünüldüğünde uzman aileyi çocuk ve ergen psikiyatristine yönlendirir. Yönlendirme sürecin bitişi anlamına gelmez, iki çalışma çoğu zaman birlikte yürür. İlaç kullanılan durumlarda psikolojik destek tedavinin etkisini pekiştiren bir bileşen olarak devam eder.
Çocuk Psikoloğu İle Çocuk Psikiyatristi Arasındaki Fark Nedir?
Temel ayrım eğitim geçmişinde ve yetki alanındadır. Psikiyatrist tıp fakültesi mezunudur, tanı koyar ve ilaç tedavisini düzenler. Psikolog ise psikoloji eğitimi almıştır, değerlendirme yapar ve psikolojik destek yöntemlerini uygular.
Uygulamada iki meslek birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Dikkat eksikliği, ağır kaygı ya da uyku düzenine yönelik tıbbi müdahale gerektiren tablolarda psikiyatrist devreye girer. Duygusal destek, davranış düzenleme ve aile çalışması ise psikoloğun sürdürdüğü alandır.
İlk Görüşmeye Çocuğum Da Katılır Mı?
İlk görüşme genellikle yalnızca ebeveynle yapılır. Bunun nedeni, uzmanın çocuğu tanımadan önce gelişim öyküsünü ve ailenin gözlemlerini ayrıntılı biçimde almasıdır. Çocuğun bu görüşmede bulunması, hakkında konuşulan kişi konumuna düşmesine yol açabilir.
Çocukla tanışma çoğunlukla ikinci oturumda gerçekleşir ve tümüyle rahat bir ortamda kurulur. Ergenlerde bu sıralama değişebilir, çünkü bu yaş grubu sürece doğrudan dahil olmayı tercih eder. Uzman ilk görüşmede size hangi düzenin uygun olacağını ayrıca aktarır.
Çocuk Psikoloğuna Gitmek İçin Tanı Gerekir Mi?
Başvuru için önceden konulmuş bir tanıya ihtiyaç duyulmaz. Ailelerin önemli bir bölümü yalnızca bir davranış değişikliğini anlamak ya da gelişimi izlemek amacıyla randevu oluşturur. Değerlendirme zaten sürecin ilk aşamasıdır, dolayısıyla netliğin başvurudan önce sağlanması beklenmez.
Tanı her başvurunun sonucunda ortaya çıkan bir çıktı da değildir. Pek çok tabloda uzman herhangi bir tanı tanımlamadan, yalnızca ev düzenine ve iletişime yönelik önerilerle sonuca ulaşır. Etiketleme değil, çocuğun günlük yaşamındaki zorlanmanın azalması esas alınır.
Online Görüşmeler Etkili Olur Mu?
Ebeveyn danışmanlığı, geri bildirim oturumları ve okul çağı üzeri danışanlarla yürütülen çalışmalarda ekran üzerinden alınan sonuçlar yüz yüze görüşmelerle benzerlik gösterir. Belirleyici olan ortam değil, görüşmelerin düzenli sürdürülmesi ve önerilerin evde uygulanmasıdır. Bağlantının kesintisiz olması ve çocuğun sakin bir odada bulunması etkiyi yükselten iki temel koşuldur.
Çok küçük yaş grubunda ise değerlendirme daha çok ebeveyn üzerinden ilerler ve gerektiğinde yüz yüze bir kuruma yönlendirme önerilebilir. Uzmanımız ilk görüşmenin ardından hangi düzenin çocuğunuz için uygun olduğunu açıkça belirtir. Uygun psikoloğu seçip görüşme planınızı oluşturmak için uzman profillerini inceleyerek başlayabilirsiniz.