Ön yargı, kişi veya gruplar hakkında yeterli bilgi olmadan oluşturulan, çoğunlukla olumsuz peşin hükümdür. Kategorileme, sosyal öğrenme, grup aidiyeti ve tehdit algısı gibi etkenlerle oluşabilir. Farkındalık, farklı gruplarla gerçek temas ve otomatik düşünceleri sorgulama yoluyla etkisi azaltılabilir.
Ön yargı, bir kişi ya da grup hakkında yeterli bilgi edinilmeden, çoğunlukla olumsuz yönde oluşturulan peşin hükümdür. Bu yargı deneyime değil duyuma, genellemeye ve duygusal tepkiye dayanır. Yazının devamında bu tutumun nasıl oluştuğu, türleri, ilişkilere etkisi ve değiştirilme yolları ele alınmaktadır.
Ön Yargı Ne Demek?
Ön yargı, bir konu ya da kişi hakkında tanımadan, incelemeden ve kanıt görmeden verilen kesin hükümdür. Kelimenin yapısı bile bunu anlatır, çünkü yargı deneyimin önüne geçmiştir. Bu hüküm çoğunlukla olumsuzdur, ancak olumlu yönde de oluşabilir.
Tutum üç bileşenden meydana gelir. Bilişsel boyutta grup hakkında bir inanç, duygusal boyutta hoşnutsuzluk, davranışsal boyutta ise ayrımcılık eğilimi bulunur. Ön yargı ne demek sorusunun sosyal psikolojideki karşılığı bu üçlü yapıdır.
Bu tutum kişinin kötü niyetli olduğu anlamına gelmez. Çoğu zaman farkında olunmadan taşınır ve fark edildiğinde değiştirilebilir. Ön yargı nedir kısaca sorulduğunda verilecek en net yanıt, bilgiden önce gelen hükümdür.
Ön Yargı Nasıl Oluşur?
Ön yargı, zihnin bilgiyi hızlı işleme ihtiyacından ve sosyal öğrenmeden doğar. Beyin her durumu baştan değerlendirmek yerine hazır kategoriler kullanır, bu kestirme yol zaman kazandırır ama hata üretir. Aşağıdaki etkenler oluşumu besler.
Kategorileme: Zihnin insanları gruplara ayırarak işlem yükünü azaltması
Sosyal öğrenme: Aile ve çevreden aktarılan tutumların benimsenmesi
Medya etkisi: Belirli grupların tek tip biçimde temsil edilmesi
Sınırlı temas: Farklı gruplarla gerçek ilişki kurulmaması
Grup aidiyeti: Kendi grubunu üstün görme eğilimi
Süreç çocuklukta başlar ve fark edilmeden yerleşir. Doğrulama yanlılığı (kişinin yalnızca kendi inancını destekleyen bilgiye dikkat etmesi) bu yapıyı zamanla sağlamlaştırır. Karşıt bilgi görüldüğünde istisna sayılarak kenara konur.
İnsanlar Neden Ön Yargılı Davranır?
İnsanlar, belirsizliği azaltmak ve kendi grubuna ait hissetmek için ön yargılı davranır. Tanımadığı kişiyi bir kategoriye yerleştirmek zihinde hızlı bir güvenlik hissi yaratır. Bu hız, doğruluk pahasına elde edilir.
Benlik değerini koruma ihtiyacı da rol oynar. Kendi grubunu üstün görmek kişisel değer duygusunu destekler, bu nedenle düşük öz saygı düzeyinde bu eğilim güçlenebilir. Dışarıdaki grubu değersizleştirmek kısa vadede rahatlatıcı bir işlev görür.
Kaygı ve tehdit algısı tabloyu ağırlaştırır. Ekonomik belirsizlik ve toplumsal gerginlik dönemlerinde bu tutumlar belirgin biçimde artar. Savunma mekanizmaları içinde yer alan yansıtma, kişinin kabul etmediği yanlarını başkalarında görmesine yol açar.
Ön Yargının Türleri Nelerdir?
Ön yargı, hedefine ve dışa vurum biçimine göre farklı türlerde incelenir. Bazıları açıkça ifade edilirken bazıları kişinin kendisinden bile gizlidir. Aşağıdaki tablo başlıca türleri gösterir.
Örtük tür günümüzde en yaygın biçimdir ve tam da görünmez olduğu için fark edilmesi zordur. Kişi eşitlikçi düşündüğünü söylerken davranışlarında ayrımcı örüntüler taşıyabilir.
Ruh sağlığına yönelik damgalama özellikle yaygındır ve tedaviye başvuruyu geciktirir. Psikolojik hastalıklar hakkındaki yanlış inançlar, destek almayı zorlaştıran en önemli engellerdendir.
Ön Yargı ile Kalıp Yargı Arasındaki Fark Nedir?
Ön yargı ile kalıp yargı arasındaki temel fark, birinin duygusal diğerinin bilişsel bir yapı olmasıdır. Kalıp yargı bir gruba dair genellenmiş inançtır, ön yargı ise bu inanca eşlik eden olumsuz duygudur. Aşağıdaki tablo ayrımı netleştirir.
Üçüncü kavram olan ayrımcılık ise davranış düzeyindedir. Kalıp yargı düşünce, ön yargı duygu, ayrımcılık ise eylem aşamasını temsil eder. Bu üç basamak birbirini besler ancak her zaman birlikte görülmez.
Ön Yargılı İnsanların Özellikleri Nelerdir?
Ön yargılı insanların en belirgin özelliği, belirsizliğe tahammülsüzlük ve katı düşünme biçimidir. Bu kişiler dünyayı net kategorilere ayırma eğilimi taşır ve ara tonları kabul etmekte zorlanır. Aşağıdaki eğilimler sık gözlenir.
Kendi grubunu sistemli biçimde üstün görme
Karşıt kanıtı istisna sayarak görmezden gelme
Genelleyici ifadeleri sık kullanma
Farklı görüşe merakla değil savunmayla yaklaşma
Belirsizlik karşısında hızlı hüküm verme
Kişisel deneyimi tüm gruba yayma
Bu özellikler kişilik bozukluğu anlamına gelmez, düşünme alışkanlıklarını tarif eder. Empati kapasitesi geliştikçe bu eğilimlerin şiddeti belirgin biçimde azalır.
Ön Yargı Günlük Hayatı ve İlişkileri Nasıl Etkiler?
Ön yargı, ilişkilerde gerçek tanışmayı engelleyerek hem taşıyanı hem hedefini yoksullaştırır. Kişi karşısındakini tanımadan bir kategoriye yerleştirdiğinde ilişki daha başlamadan sınırlanır. Kaybedilen şey yalnızca adalet değil, deneyim çeşitliliğidir.
Hedef konumundaki kişide etkisi daha ağırdır. Sürekli kategorize edilmek değersizlik duygusu yaratır ve sosyal ortamlardan kaçınmaya yol açabilir. Uzun vadede sosyal anksiyete belirtileri gelişebilir.
Kurumsal düzeyde sonuçları somuttur. İşe alım, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde eşitsizlik üretir. Kendini gerçekleştiren kehanet mekanizmasıyla, beklenen olumsuz sonuç zamanla gerçekten ortaya çıkabilir.
Ön Yargılar Nasıl Değiştirilebilir?
Ön yargılar, farklı gruplarla eşit koşullarda kurulan gerçek temas yoluyla değiştirilebilir. Temas hipotezi olarak bilinen bu yaklaşım, bilgi vermenin tek başına yetmediğini, deneyimin gerektiğini gösterir. Aşağıdaki adımlar süreci destekler.
Kendi otomatik tepkilerinizi yargılamadan fark etmeye başlayın
Genelleyici cümleleri kurduğunuz anda durup somutlaştırın
Farklı gruplardan kişilerle yüzeysel değil sürekli ilişki kurun
Bilgi kaynaklarınızı çeşitlendirin ve tek bir anlatıya bağlı kalmayın
Karşıt örneklerle karşılaştığınızda bunları istisna saymayın
Rahatsızlık hissettiğiniz anları kaçınmak yerine inceleme fırsatı olarak görün
Bu değişim hızlı gerçekleşmez ve otomatik tepkiler bir süre daha devam eder. Belirleyici olan tepkinin ortaya çıkması değil, ona nasıl karşılık verildiğidir.
Ön Yargıdan Kurtulmak Mümkün mü?
Ön yargıdan tamamen kurtulmak mümkün değildir, ancak etkisini belirgin biçimde azaltmak mümkündür. Kategorileme zihnin temel işleyiş biçimidir ve tümüyle kapatılamaz. Hedef, bu otomatik sürecin davranışı yönetmesini engellemektir.
Gerçekçi amaç, farkındalık ve durup düşünme becerisidir. Kişi tepkisini fark ettiğinde onu sorgulayabilir ve davranışını buna göre düzenleyebilir. Ön yargı nedir kısaca anlatılırken bile bu nokta vurgulanmalıdır, çünkü kurtulmak değil yönetmek söz konusudur.
Kendi tutumlarını sorgulamak rahatsızlık verir ve bu rahatsızlık sürecin doğal parçasıdır. Ön yargı ne demek sorusunu kendi yaşamı üzerinden yanıtlayabilen kişi, hangi hükümlerinin deneyime hangilerinin duyuma dayandığını ayırt edebilir. Psikoterapi süreci bu ayrımı yapmayı sistemli biçimde kolaylaştırır.
Bu içerik Psikoloji Türkiye ekibi tarafından bilgilendirme amaçlı yazılmıştır. Tanı ve tedavi için doktorunuza başvurunuz.