Beden Algısı Bozukluğu Nedir? Belirtileri Nelerdir

Beden algısı bozukluğu belirtileri nedir?

Genel anlamda kişinin kendi bedenine karşı olumlu veya olumsuz duygu ve tutumları olarak tanımlanabilir. Beden algısı bozukluğu, kişinin fiziksel görünüşüne karşı olan duyguları, düşünceleri ve tutumlarını içerse de kişinin benlik algısıyla ilgili olabilir. Bu anlamda beden algısı kişinin yaşamı boyunca değişkenlik gösterecektir. Örneğin, sağlıklı bir vücuda sahip olmak kişinin özgüvenine katkı sağlayabilirken, yaşlanmak kişinin algısı üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Bununla birlikte, kişinin gerçekte fiziksel bir kusuru olsun ya da olmasın kendi bedeni hakkında zihinsel olarak aşırı bir uğraş halinde olması durumu beden algısı bozukluğu olarak ifade edilebilir. Bu durum kişinin kendisini çirkin ve kusurlu olarak algılamasına neden olabilir. Bu noktada kişinin bedeni ve dış görünüşü hakkında aşırı bir kaygı ve endişe duyması söz konusudur.

Beden Algısı Bozukluğu Belirtileri

Fiziksel görünüşe karşı aşırı odaklanma

Vücudun kişi tarafından hoşlanılmayan/beğenilmeyen kısmını sürekli olarak düşünmek ve bundan vazgeçememektir. Bu kişiler yüzlerinde bir sivilce çıkmasına karşı bile fazla duyarlı olabilir. Aynı şekilde bu aşırı odaklanma, etrafındaki kişilere de yansıyabilir. Örneğin, burun şeklini beğenmeyen biri başka insanların burunlarına veya estetiklerine karşı seçici bir dikkat sergileyebilir. Bu aşırı odaklanma kişide stres, üzüntü ve endişe yaratabilir.

Olumsuz beden algısının davranışlarımızı etkileyebilmesi

Beden algı bozukluğuna sahip bir kişi, sürekli olarak görünüşünü kontrol etme ihtiyacı hissedebilir. Bu nedenle kişinin ayna karşısında fazla vakit geçirmesi, sürekli olarak aynaya bakmak gibi kontrol davranışları ve takıntılar görülebilir. Tam tersi bir durum da kişi aynaya bakmaktan dahi çekinebilir. Kişi bu olumsuz beden algısını yıkmak için, estetiğe yatırım yapabilir, aşırı makyaj yapabilir veya görünüşünü saklayacak şekilde kıyafetler ve aksesuarlar tercih edebilir. Aynı zamanda bedenini gizlemek için kambur durmak gibi alışkanlıklar geliştirebilir.

Başkalarıyla kıyaslama

Ergenlikte görülen fiziksel gelişim ve değişim, kişinin benlik algısının da değişimine ve bireyin kendini akranlarıyla kıyaslamasına neden olabilir. Beden algısı bozukluğu her ne kadar çocuklukta ve ergenlikte tohumlarını oluştursa da her yaşta devam edebilen bir olgudur. Özelikle sosyal medya kullanımının yaygınlaşması ile birlikte, beden ve güzellik algısı da değişmektedir. Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile kişiler artık sosyal medya hesaplarında kendi fotoğrafları üzerinde oynayarak değişiklikler yapmaktadır. Kişi olduğundan daha “güzel” görünmek ve aslında yaygınlaşan ortak bir güzellik algısına uyum sağlayabilmek için “photoshop” kullanmaktadır. Bu tarz davranışlar kişilerin kendilerini bu normal olmayan ama normal sanılan güzellik algısıyla kendi bedenlerini kıyaslamasına sebep olabilir.

Beden algı bozukluğunun erkeklere kıyasla kadınlarda görülme sıklığının daha fazla olduğu bilinmektedir. Erkeklerde bu kıyaslama genel olarak boy, kas yapısı gibi konularda gerçekleşirken, kadınlarda bedenin herhangi bir bölgesine karşı takıntılı olabilme şeklinde görülebilir.

Herkesin bedeninde bir kısım yerleri beğenmediği durumlar olabilir. Ancak kişi bu durumu takıntı haline getirmişse ve bu durum kişinin yaşamında büyük bir yere sahipse beden algısı bozukluğu denilebilir. Güzellik algısı ve neyin estetik olduğu geçmişten günümüze ve toplumdan topluma değişmektedir ve değişmeye devam edecektir. Bununla birlikte, moda ve kozmetik sektörü güzellik ve estetik kavramlarının değişiminde önemli rol oynamaktadır. Sosyal medyanın ve sinema, televizyon gibi magazin dünyasının da olumsuz bir etkisi olduğunu söylemek mümkündür.

Kişi gerçekte var olan bir kusuru estetik tedaviyle elbette ortadan kaldırabilir. Ancak altta yatan sebeplere ve kişinin hayatının seyrine karşı her zaman olumlu anlamda bir değişiklik gözlemlenmeyebilir. Kişinin kendisi hakkında olumsuz düşünce ve duygularını değiştirmek bedeninde bir değişiklik yapmasından her zaman daha zor ama daha işlevseldir. Bu anlamda herkesin estetik yaptırarak özgüven kazanması mümkün olmayabilir. Özgüven kazanmanın tek koşulu kişinin kendisini sevmeyi ve olduğu haliyle kendisini kabul etmeyi öğrenmesidir. Bu da ancak kişinin kendisini bir terapi sürecinden geçirmesi ile gerçekleşebilir.

Psikolog Zeliha Serpil Hamurkar

Psikolog Zeliha Serpil Hamurkar

Psikolog Zeliha Serpil Hamurkar Çankaya Üniversitesi İngilizce Psikoloji mezunudur. Şuan da Ankara Emin Terapi Merkezi'nde danışan görmektedir. Randevu ve detaylı bilgi için: 0 850 495 00 66

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hastalıklar

Depresyon Belirtileri Nedenleri Tedavisi

Depresyon Nedir? Depresyon, bir kişinin anormal bir şekilde uzun süreli düşük ruh halinin ve düşük düşüncelerin varlığıdır. Kişinin duygusal, düşünsel ve fiziksel işlevlerini etkileyebilir ve ciddi bir ruhsal sağlık sorunudur. Depresyon belirtileri arasında düşük enerji seviyesi, kaygı, kendine zarar verme düşüncesi, uyku bozuklukları ve iştah kaybı gibi belirtiler yer alır. Tedavisi genellikle psikoterapi ve ilaçlarla […]

Daha fazla oku
Çekingen kişilik bozukluğu belirtileri ve tedavisi nedir?
Hastalıklar

Çekingen Kişilik Bozukluğu Belirtileri ve Tedavisi

Çekingen kişilik bozukluğu, korku veya endişe duygularının öne çıktığı ‘C Grubu’ kişilik bozuklukları kategorisinde incelenen bir tür ruhsal bozukluktur. Bu kişilik bozukluğu yetişkinlik döneminden itibaren kendisini göstermektedir. Kişi, başkalarının kendisi hakkındaki düşüncelerine karşı fazla hassastır. Bu hassasiyete bağlı olarak kronik yetersizlik duygusuna kapılır ve sosyal ortamlardan geri çekme ihtiyacı hisseder. Çekingen kişilik bozukluğunun tedavisi psikoterapi […]

Daha fazla oku
depreysondan kurtulma yolları neledir?
Öneriler Hastalıklar

Depresyondan Kurtulma Yolları Nelerdir?

Depresyon, özellikle son dönemlerde çağın yaygın problemleri arasında yer almaktadır. Depresyonun seviyelerine göre profesyonel olarak çözülebilirken, bazı bireyler bu yardımdan kaçınabilmektedir. Özellikle yaş skalası oldukça geniş olan depresyon küçükten büyüğe her yaştan bireyin başına gelebilme ihtimali taşımaktadır. Özellikle travmatik olayların ilerleyen yaşlarda önemli bir risk faktörü olduğu depresyon, birçok nedenden kaynaklı tetiklenebilmektedir. Peki depresyondan çıkabilmek […]

Daha fazla oku